18 07 2011

DAVA ADAMLARI

BU SAYFALARDA YAZI YAZANLAR

 

 

Bir yalnızlığın içine yavaş yavaş açılırlar. Bir de bakarlar ki, ne arayanları var? ne de soranları?

Bu nasıl olur?

İlk önceleri kendilerine arkadaş seçerler. Yorumlar yazarlar. Arkadaşları olur. Yorum yazanları olur. Yukarıda da belirtildiği gibi, aradan zaman geçtikçe, ne arayanı, ne soranı kalır. Hatta bu sayfalarda yazanlar, psikolojik bir travma bile geçirirler. Düşünün bilgisayar başındasınız. Durmadan yazıyor, yazıyor, yazıyorsunuz. okuyanınız yok. Elbette biz de etten kemikten bir insanız. Biz de çiğ süt içtik. Bu bakımdan, hayata küsmeler bile yaşanır.

  Fakat başka blog sahipleri öyle değildir. Onlar bıkmaksızın yazarlar. okuyanlarının olduğunu bilirler. Çünki, toplumsal konulara değinmektedirler. Onlar dava adamıdırlar. Başkaları gibi bir dertleri yoktur. Onlar bu blog sayfasında devamlı yazmayı kendilerine dert edinmişlerdir.

O dava adamlarını kutluyorum. Adam dediysek, sadece erkekleri değil, kadın erkek herkesi, dava adamı olarak tarif ediyorum.

Bu dava insanları öyle küsüp gitmezlar. Onların taraftarı olduğu bir düşünce akımı vardır. Biteviye o konuda yazılar yazarlar.

Mesela iktidarı eleştirecekler se, İktidarın her yaptığına bir kulp takarlar. Devleti idare edenler onların hedefidir. Onlar bazen bir şiir peşindedir. Bu sayfalarda durmaksızın şiirler yazarlar. Sonra da bu yazdıklarını kitap haline getirirler. Onların hedefi, buradan beğenilmek değildir. Onların amacı güzel ve edebi şiirler yazabilmektir.

 Mesela hikaye yazacaklardır. Onlar da aynı şekilde önce bu blog sayfalarında yazarlar. Sonra da yazdıklarını kitap haline getirirler.

Bizim gibi sıradan blogcular ise, ilgi göremeyince:

"-BEN GİDİYORUM. ALLAHAISMARLADIK"

 

nakaratı ile bu sayfalardan silinir gideriz. Yakın bir zamanda, başka bir blogcu adresiyle, sizlere MERHABA diyeceğim. Yazılarımı okumasanız da, yorumlar yazmasanız da ben biteviye yazacağım. Fakat bu sayfada yazmayacağım. Yeni adresim size selam gibi birşey olacaktır.....

11
0
0
Yorum Yaz