28 09 2010

2010 GEMLİK ZEYTİNCİSİ ZOR DURUMDA

BU SENE AĞAÇLARDA BİR TANE BİLE ZEYTİN YOK.
TAM BİR AFET YAŞANIYOR.
ZEYTİN ÜRETİCİSİ
ÖNCEDEN ZOR GEÇİNİYORDU. ŞİMDİ İSE AÇ...

Sizlere bu sayfalarda üreticiden tüketiciye(yani bahçemizden sofranıza) zeytin ve zeytin mamüllerinin tanıtımını yapacağız. Biz Gemlik ilçesine daha yakın fakat resmiyette Orhangazi ilçesine bağlı GEMİÇ Köyündeniz. Bizim köyümüzde Gemlik Zeytini üreticiliği yapılmaktadır.
Köyümüzün tarihi Osmanlının kuruluş yıllarına hatta onlardan önce Selçuklu zamanına kadar uzanır.
Gemlikte gemi ustaları ve gemi atölyeleri vardı. Bundan dolayı buraya GEMİLİK dediler söylene söylene şimdiki adı GEMLİK kaldı. Bu gemici ustaları hem ağaçları bakımından bol hem de havası temiz olan köyümüzde yerleşmişlerdi. Buraya da GEMİCİ köyü dediler. Söylene söylene adı GEMİÇ olarak kaldı. Köyümüzde Osmanlının simgesi sayılan ulu çınar ağaçları var. Köyler arasında bir zamanlar en ileriydi. Bizim köyümüzün sakinlerine BEYLER derlerdi. Ben onları yaşadıkları dönemde gördüm. İzzet Bey- Osman Bey-- Ömer Bey bunlardan bazıları..
Kendileri ile uzaktan akrabalığımız var mı bilmiyorum. Benim babam bu köye annesinin yanında gelmiş. Dedem Karamürsel'li. Annem ise bu köyün yerlilerinden MOLLALAR sülalesinden. Dedem Halit Efendi bu köyde yıllarca muhtarlık yapmış, köylüler tarafından herzaman kendisine danışılan bilge bir kimseydi. Babamın anne bir kardeşlerinin babası AHMET ÇAVUŞ Köyümüzün köklü sülalesinden gelmektedir. Amcalarımın akrabaları köyde sözü geçen kişilerdir. Çavuş Ddem bizleri tosunlarım diye severdi. Öz torunlarını bizim kadar severmiydi? Kanımca bizi daha çok severdi. Yaşadığı zamanda amcalarımın herbiri:
-Babam beni daha çok sever diye gururla bahsetmişlerdir. İşte kendisi böylesine dürüst hiçbir çocuğunu diğerinden ayırmayan iyi bir insandı.
Yukarıda kısaca bilgi verdiğim köyümün bereketli tarlalarına sanayii de getirildi. ASİL ÇELİK -CARGİLL ve diğer küçük atölyeler köyümüzün bereketli topraklarına kuruldu. O zaman ki muhtarımız MUSTAFA ÇUBUKÇU ve İhtiyar Heyeti bu hizmeti istemediler. Hatta bütün köylü iktidar partisinden istifa edip, Ecevitin Partisine geçtiler. Fakat yine de olan oldu. Fabrikalar köyümüze yapıldı. Bu yüzden yapılan fabbrikaya hala bizim köyümüzden az kişi alırlar. İşte göstermelik 3-5 kişi bizim köyden vardır.
Bu kıymetli topraklar tarım için kalsaydı. Fabrikalar Başka yerlere yapılsaydı. Belki de bu şehirlere göç önlenecekti. Şimdi Gemlik nüfusu ve Orhangazi nüfusu Anadoludan göç almış durumdadır.
Bu fabrikaların yapıldığı arazilerde üzüm bağları vardı. Şeftali bahçeleri vardı. Tarlalarda Domates-biber- fasülye-Buğday-yulaf-arpa....daha ismini sayamadığım sebze meyva bakliyat ve tahıl ekilirdi. Hayvancılık çok ileriydi.
Köyümüzün büyük bir sığır sürüsü vardı. Bizim dahi koyunlarımız vardı.
Şimdi arazi kalmadı. Mal sahipleri değerlenen tarlalarını satıp şehire gittiler. Daha geçenlerde pek de büyük olmayan bir tarlanın 3 trilyona satıldığını duydum. Şimdi burada malsahibi olmayan ya da az malı olan küçük bir nüfus var. Çoğu da yaşlı. Onlardan sonra ne olur bilmiyorum.
Mezarlık olarak çok büyük. Yaşayanlar için çok küçük bir köyümüz var.
Bu köyün sadece tek gelir kaynağı zeytin var. Onu üretiyoruz. Fakat satamıyoruz. Çoğalan kent nüfusu kıt kanaat geçiniyor. Herşeyde tasarruf yapılıyor. Bütün ülkemiz insanları gibi üreticimiz de perişan. Bizim köyün köyde çalışanları da zor durumda. Gemiç Beyleri toprak oldu. Yeni Beyler yetişmedi. Zeytin fiyatları masrafı karşılamıyor bile. Bizden çok ucuza alınan ürün, en ucuz diye satılan market raflarında 3-4 misli parayla müşteri bekliyor. Şehirlinin parası çok mu sanki. Onlar da zor geçiniyor. Bu aşırı fiyat farkını aşağı çekmek için koopereatifler kuruluyor. Fakat o kooperatifler de ürettiğini pazarlayamadığı için kısa zamanda pasif duruma düşüyor. Ortaklarına ise üzüntü ve borç kalıyor. Buna bir çare bilen, bulan parti ilk seçimde ,iktidar olur diye düşünüyorum.

9
0
0
Yorum Yaz